Archive for February, 2010

gözlerimi kapatıyorum…

Gözlerimi kapatıyorum.
Newton’la bir elma ağacının altında otururken buluyorum kendimi. “Ne olacak bu yer kürenin hâli?” diye soruyor. Soru, dönüp dolaşıp bu günlere ulaşıyor. Ben ise biraz daha orada takılıyorum. Derken gökten 3 elma düşüyor. Newton sadece birine kıymet veriyor. El mecbur, diğer ikisini afiyetle yiyorum. Tuhaf tuhaf suratıma bakarken dönüp, “Ya ağaçta yetişen karpuz olsaydı?” [...]

öyledir…

Bazı insanlar bir gün uyanırlar ve hayatları alt üst olur.
Hastaneler ilaç ve kolonya ve beyaz önlük kokar.
Beyaz önlükler hep ölüm bakar.
Ambulansta çalınan şey şarkı değildir!
Ve sol şerit asla işgal edilmemelidir.
Bazı doğum günlerinde pasta kesilmez, biçilir!
Ve bazı insanlar ham iken yanar. Pişememek kronolojik bir eksikliktir.
Neyse ki Mevlana’nın gözü kusurda değildir.
Ama Darwin efendi halt yemiştir.
Çünkü bazı kuşlar [...]

Yalnızlık…

bir kuşmu yapışmış asfaLta,
rüzgarmı çarpmış.
rüzgarmı ezmiş.!.
doğanın ihanetimidir,
kalabalığın şarkısımı,
bir uzağın hatırasımı,
nedir?
bir ruhmu yapışmış asfaLta, anlayamadım,
senmi gittin.!.

ölüm

- Bugün hayatın en güzel günü , yarın dahada güzel olacak.
fakat hergün dün kadar yalnız.
yalnızlıktan kastım tek başıma görüyor olmam değil ,
gördüklerimi göremiyor olmanız.
yani benim yalnızlığım sizLersiniz.
sizleri düşünmeden daha mutlu olabileceksem ,
mutluluk için ölmek pekte saçma olmayacaktır.
neye inandığım bana kalsın.
asfalt karası saçLarıyla gelecektir ölüm.
bende muhtemelen onu kucaklayacağım.
beni ararsanız ,
bir diğer istasyonda inmiş olacağım.
kimsenin olmadığı yerde,
belkide [...]