Alışveriş

http://www.ruzgarcaglar.com/resimler/ruzgar-caglar.jpg

Hayat bir alışverişmiş meğer.. En basitinden nefes alıp vermekle başlıyoruz yaşamaya.. Öyle de devam ediyor.. İlgi alıp veriyoruz.. Çocukken bize gösterilen ilgiyi yaşlandıklarında ebeveynlerimize geri veriyoruz.. geleceğimizi alabilmek için bugünümüzü vermemiz gerektiğini de onlardan öğreniyoruz.. bitmiyor.. karşılık alamadığımız bir aşkı sonsuza dek sürdüremiyoruz.. açtığımız kredi bitince hop vazgeçiyoruz aşkımızdan.. ya da tersi olsun.. başlangıçta hiç bi şey hissetmesek bile bizi seven birini sevmeye başlıyoruz.. aldığımız sevgiyi geri veriyoruz.. ayın karanlık yüzüne geçelim.. yapılan bi kötülüğü cezalandırmak için sabırsızlanıyoruz.. bu kez alışverişin adı intikam oluyor.. göze göz.. dişe diş.. kibarcası adalet.. özü yine alışveriş..

aldım verdim.. ben seni yendim.. zamanla ustalaşıyoruz alışverişte.. çok alıp az vermeye çabalamak işimize geliyor.. beş alıp üç verdik mi karda oluyoruz mikro ekonominizce.. hak etmeyene verebileceğimiz bir artık değer birikiyor çıkınımızda.. ver kurtul politikası yetişiyor imdadımıza.. yüklerimizden kurtarıyor.. artık değerimizi alıp yerine karşılıksız umut çekleri veriyor.. baktıkça beni hatırla kabilinden..

al ver.. ver al.. dostlar alış verişte görüyor görmesine de.. nihayetinde el boş.. avuç tam yalanmaklık..

yani ben.. elde var bir.. o da komşunun hakkı.. ya da külün karşılığı.. ne sandın.. karşılıksız mı olacaktı bi avuç kül.. bir nefes duman bile değilken hem de.. biraz kül.. biraz duman.. o benim işte..

sona gelince.. hani gitme vakti.. mutlu ettiklerimizi üzerek ve üzdüklerimizi sevindirerek ayrılıyoruz.. topraktan aldığımızı toprağa.. atmosferden aldığımızı atmosfere.. insandan olanı insana.. aldığımız kadarını veriyoruz.. ne bir eksik ne bir fazla.. boşlukta kapladığımız hacmi sonradan yok olmak üzre bırakıp borçsuz alacaksız ayrılıyoruz.. sonsuz dinginlikte minicik bi çırpınışmış hayat.. suya yazılan destan.. al ve ver arasında sıkışıp kalan bir eşittir işareti.. ilk nefeste ciğerlerimize dolan hava son nefesimizle çıktığında anlıyoruz ki hayat bir alışverişmiş meğer.. aldığımız kadarını vermek şartıyla yaşamışız.. emaneten..

geride bir iz bırakmak için tek şansımız bir insan üretmek.. varis sahibi olmak yani.. genlerimizi birikimimizi dünya görüşümüzü dilimizi hayallerimizi öfkelerimizi nefretlerimizi mücadelemizi bize dair ne varsa hepsini yaşatacak bir insana muhtacız.. çünkü her ne kadar itiraf etmekte zorlansa da bu deli divane gönül sonsuzluğa müştak.. komik oldu bak şimdi bu.. yokluktan bilinmezlikten kaçtıkça yine aynı çukurda buluyoruz kendimizi.. saçma bi bayrak yarışı.. kendimizi içinde bulduğumuz bu bayrak yarışında koşmuyorum ulan demek gerek belki.. hayırsız evlat olmak gerek.. bana verdiğiniz emaneti vermek için çocuk yapmıyorum diyebilmek.. alışverişi tümden bozmanın başka yolu var mı..

Leave a Reply